Kronik hastalıkla yaşam: Tanı sonrası kaygı, yas ve psikolojik destek
Kronik bir hastalık tanısı almak, hayatın bir anda yeniden düzenlenmesi gibi hissettirebilir. Kaygı, öfke, üzüntü ya da inkâr bu sürecin doğal parçalarıdır. Terapi, tedavi döneminde ve sonrasında bu duygularla yalnız kalmamanız için bir alan sunar.
Kronik hastalıkla yaşamak ne demek?
Kanser, otoimmün hastalıklar (örneğin multipl skleroz, romatoid artrit, Hashimoto, lupus, Crohn), diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları gibi uzun süreli tanılar yalnızca bedeni etkilemez. Kişinin geleceğe dair planlarını, kendine bakışını, iş ve aile hayatını da değiştirir. Tanıdan sonra yaşanan duygusal süreç çoğu zaman bir uyum ve yas sürecidir: Eski sağlığın, eski düzenin ve bazen bazı hayallerin kaybının yasını tutmak.
Sık yaşanan duygular ve zorluklar
- Tanıyı ilk duyduğunda şok, inanamama ya da "neden ben?" duygusu
- Tetkik sonuçları, kontroller ve hastalığın ilerlemesine dair yoğun kaygı
- Kanserde nüks korkusu, tedavi bittikten sonra bile süren tetikte olma hâli
- Yorgunluk, ağrı ve ilaç yan etkileriyle birlikte gelen isteksizlik ve çökkünlük
- Beden imajında değişiklikler ve özgüven kaybı
- Sevdiklerine yük olma düşüncesi, suçluluk ya da öfke
- Diyabet gibi sürekli takip gerektiren hastalıklarda "bıkkınlık" ve tedaviye uyumda zorlanma
Bu duygular neden ortaya çıkar?
Kronik hastalık belirsizlik getirir ve insan zihni belirsizliğe kaygıyla tepki verir. Tedavi süreci uzun, yorucu ve çoğu zaman kişinin kontrolü dışındadır. Hastalık hayatın merkezine yerleştikçe kişi kendini yalnızca "hasta" olarak görmeye başlayabilir. Bazen de güçlü görünme çabası, duyguların bastırılmasına ve içten içe tükenmeye yol açar. Bütün bunlar zayıflık değil, zor bir duruma verilen anlaşılır tepkilerdir.
Ne zaman destek almalı?
Kaygı ya da üzüntü haftalarca sürüyor, uykunuzu ve iştahınızı belirgin biçimde etkiliyorsa, tedaviye ya da kontrollere gitmekten kaçınmaya başladıysanız, sevdiğiniz şeylerden tamamen uzaklaştıysanız destek almak iyi bir adımdır. Kronik hastalıklarda depresyon ve kaygı bozuklukları sık görülür ve tedavi edilebilir durumlardır. Gerektiğinde bir psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteği de sürece eklenebilir; ayrıca ruh hâlinizdeki değişiklikleri tedavinizi yürüten hekimle paylaşmanız önemlidir. Kendinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız ya da acil bir durumdaysanız lütfen 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Terapide neler yapıyoruz?
Terapi tıbbi tedavinin yerine geçmez; onun yanında, hastalıkla birlikte gelen duygusal yükü taşımanıza yardım eder. Görüşmelerde birlikte şunlar üzerinde çalışıyoruz:
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Hastalıkla ilgili felaketleştirici düşünceleri fark etmek, kaygıyı yönetmek, yorgunluk ve sınırlılıklarla gerçekçi bir günlük düzen kurmak ve tedaviye uyumu kolaylaştırmak.
- Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Değiştiremediğiniz şeylerle mücadele etmek yerine onlara yer açmak ve hastalık varken de sizin için anlamlı olan değerlere göre yaşamak.
- Yas ve uyum çalışması: Kayıplarınızı adlandırmak, duygularınıza alan açmak ve kendinizle şefkatli bir ilişki kurmak.
- İlişkiler ve iletişim: Hastalığı aileyle, partnerle ya da iş yerinde nasıl konuşacağınızı, yardım isteme ve sınır koymayı birlikte düşünmek.
Terapi hastalığı iyileştirme vaadi taşımaz; ama hastalıkla birlikte daha dengeli ve anlamlı bir hayat kurmanıza eşlik edebilir. Her hastalık ve her insan farklıdır. Bu nedenle hedeflerimizi sizin ihtiyacınıza, tedavi sürecinize ve enerjinize göre birlikte belirliyoruz.
Online terapi
Seanslarımız Google Meet üzerinden online ve 45 dakika sürüyor. Tedavi döneminde yorgun olduğunuz, bağışıklığınızın düşük olduğu ya da evden çıkmanın zor olduğu günlerde online görüşmek ciddi bir kolaylık sağlayabilir. Dilerseniz ücretsiz 10 dakikalık ön görüşmeyle başlayabiliriz.
Destek almak ister misiniz?
Ergen ve yetişkinlerle Google Meet üzerinden online terapi yapıyorum. Ücretsiz 10 dakikalık ön görüşmede birbirimizi tanıyabilir, size nasıl yardımcı olabileceğimi konuşabiliriz.
Ücretsiz ön görüşme için saat seçinya da mesaj bırakın
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendinize veya başkasına zarar verme düşünceniz varsa 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
