Sibel TanrıverdiUzman Klinik Psikolog · Online Terapi

Ana sayfa / Yazılar

Sosyal kaygı (sosyal fobi) nedir? Belirtileri ve tedavisi

Topluluk önünde konuşurken sesinizin titremesinden, yüzünüzün kızarmasından ya da "saçma bir şey söyleyeceğim" düşüncesinden korkuyor musunuz? Sosyal kaygı, utangaçlıktan daha fazlasıdır ve hayatı belirgin biçimde daraltabilir. İyi haber şu ki, en iyi anlaşılmış ve terapiyle üzerinde etkili biçimde çalışılabilen kaygı türlerinden biridir.

Sosyal kaygı nedir?

Sosyal kaygı bozukluğu (sosyal fobi), başkaları tarafından izlenme, değerlendirilme ya da olumsuz yargılanma korkusunun belirgin ve kalıcı olduğu bir durumdur. Kişi genellikle korkusunun abartılı olduğunu bilir, ama bu bilgi kaygıyı durdurmaya yetmez. Herkes zaman zaman sosyal ortamlarda gerilir; sosyal kaygıda ise bu gerginlik okul, iş, arkadaşlık ve ilişkiler gibi önemli alanları etkiler.

Sık görülen belirtiler

  • Düşünceler: "Herkes bana bakıyor", "Rezil olacağım", "Gergin olduğumu anlayacaklar", "Söylediğim şey aptalca".
  • Bedensel belirtiler: Yüz kızarması, terleme, titreme, çarpıntı, ses titremesi, mide bulantısı, zihnin boşalması.
  • Zorlanılan durumlar: Sunum yapmak, derste söz almak, tanımadık insanlarla tanışmak, telefonla konuşmak, başkalarının önünde yemek yemek ya da yazı yazmak.
  • Kaçınma: Davetleri geri çevirmek, toplantılarda hiç konuşmamak, göz temasından kaçınmak.
  • Ortam sonrası: Saatlerce, hatta günlerce "Şunu neden söyledim?" diye konuşmayı zihninde tekrar tekrar oynatmak.

Neden olur ve nasıl sürer?

Sosyal kaygıda yatkınlık, mizaç, eleştirel ya da aşırı koruyucu aile ortamı, alay edilme veya zorbalık deneyimleri gibi birçok etken rol oynayabilir. Sorunu sürdüren ise genellikle bir döngüdür. Kişi kaygılandığında dikkatini kendine çevirir, kızarıp kızarmadığını, sesinin nasıl çıktığını izler. Bu da kaygıyı artırır. Ardından "güvenlik davranışları" devreye girer: telefona bakmak, cümleleri önceden ezberlemek, kenarda durmak. Bunlar o an rahatlatır, ama kişinin korktuğu şeyin aslında olmadığını ya da olsa bile baş edebildiğini öğrenmesini engeller. Kaçınma arttıkça özgüven azalır ve korku büyür.

Ne zaman destek almalı?

  • Korku nedeniyle okul, iş ya da sosyal fırsatları kaçırıyorsanız
  • Sosyal ortamlardan önce günlerce kaygı yaşıyorsanız
  • Yalnızlık, mutsuzluk ya da çökkünlük hissi eşlik etmeye başladıysa
  • Rahatlamak için alkole ya da başka maddelere başvuruyorsanız

Sosyal kaygı bazen yalnızca belirli durumlarla sınırlıdır, örneğin sadece topluluk önünde konuşmak. Bazen ise neredeyse tüm sosyal ilişkilere yayılır. Her iki durumda da kişi çoğu zaman "ben böyleyim, değişmez" diye düşünür. Oysa bu bir kişilik özelliği değil, öğrenilmiş ve değiştirilebilir bir kaygı örüntüsüdür.

Sosyal kaygı çoğu zaman ergenlikte başlar ve kendiliğinden geçmeyebilir, bu yüzden erken destek almak değerlidir. Belirtiler çok yoğunsa psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç tedavisi de gündeme gelebilir; terapi bu süreçle birlikte yürüyebilir.

Terapi nasıl yardımcı olur?

Sosyal kaygıda en güçlü bilimsel kanıta sahip yöntem Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)dir. Terapide birlikte şunları çalışıyoruz:

  • Döngüyü anlamak: Sizin kaygınızı hangi düşüncelerin, beden duyumlarının ve davranışların beslediğini birlikte haritalamak.
  • Düşünceleri sınamak: "Herkes fark edecek" gibi tahminleri kanıtlarla değerlendirmek ve daha gerçekçi bakış açıları geliştirmek.
  • Dikkati dışarı çevirmek: Kendinizi izlemek yerine konuşmaya ve karşınızdaki kişiye odaklanmayı öğrenmek.
  • Adım adım yüzleşme: Kaçındığınız durumlara, kolaydan zora doğru planlı ve güvenli biçimde yaklaşmak; güvenlik davranışlarını yavaş yavaş bırakmak.

Kaygıyla savaşmak yerine ona yer açarak sizin için önemli olana doğru ilerlemek için Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) tekniklerinden de yararlanıyoruz. Utanç verici ya da alay edilme anılarının kaygıyı belirgin biçimde beslediği durumlarda EMDR sürece eklenebilir.

Online seanslar sosyal kaygıda iyi bir başlangıç noktası olabilir: evinizin güvenli ortamından başlarsınız, terapide öğrendiklerinizi ise adım adım gerçek hayatta denersiniz.

Yazan: Sibel Tanrıverdi, Uzman Klinik Psikolog

Destek almak ister misiniz?

Ergen ve yetişkinlerle Google Meet üzerinden online terapi yapıyorum. Ücretsiz 10 dakikalık ön görüşmede birbirimizi tanıyabilir, size nasıl yardımcı olabileceğimi konuşabiliriz.

Ücretsiz ön görüşme için saat seçin

ya da mesaj bırakın

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendinize veya başkasına zarar verme düşünceniz varsa 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.